Parmak Emmeyi Bırakma Deneyimimiz

Parmak emmeyi bırakma deneyimimiz 1.bölüm

  • Doktorumuz 3 yaşına kadar elleme demişti, ben 3 yaşında yani geçen sene bu konuyla ilgili Ayşe’yle sadece konuşmaya başladım. Uyku harici elini ağzına götürdüğünde, lütfen elini ağzına götürme, emin misin Ayşeciğim gerçekten ihtiyacın var mı sence yoksa alışkanlıktan mı yapıyorsun, elindeki mikroplar ağzına giriyor, parmağın yara oluyor, dişlerin bozuluyor diyerek uyarıyordum. Parmak emmek yerine bana sarılmak, elimi tutmak ister misin diyordum. Hemen yapıyordu.
  • Pedodontistimiz (Çocuk Diş hekimi) sevgili Sezin Kurel Ayşe’nin geçen yıl bu zamanlardaki ilk kontrolünde onunla uzun uzun konuştu. Henüz damakta bir bozulma olmadığını ama biraz daha devam ederse dişlerinin öne kayacağını anlattı.
    Ben de instagramda gördüğüm bir dişlerin öne kaymasını gösteren bir videoyu Ayşe’ye gösterdim. Sola kaydırarak görebilirsiniz videoyu. Dişlerin böyle öne doğru kaysın ister misin dediğimde istemem diyordu. O zaman beraber bırakalım mı? Bırakalım.
  • Okuldaki öğretmenleri de Ayşe’nin psikolojik olarak herhangi bir güvensizlik sorunu, içe kapanıklık, bir olayı bastırma gibi bir durumunu gözlemlemediklerini, uykusu gelince ya da yorulunca emdiğini ve biraz destekle bunu kolayca aşabileceğini belirttiler. Onlar da zaten elini ağzına götürünce Ayşe lütfen elini ağzından çeker misin diye uyarmışlar. 👍🏻 Parmağı emmekten nasır olmuştu ve arada yara oluyordu. Bundan hoşlanıp hoşlanmadığını sorduğumda acıyor, hoşlanmıyorum diyordu. 
    Ben de parmak emmeyi bırakmana yardım etmemi ister misin diyordum. Cevap evet. Bu konuşmalar yaklaşık 1 ay sürdü.
    Arada bir seyahatimiz oldu Ayşe annemle kaldı, o dönemde anneme hiç uyarmamasını, tamamen rahat bırakmasını söyledim. Çocuklarda iki alışkanlık / düzen aynı anda değiştirilmiyor kuralını biliyordum.
  • Döndükten sonra 1 hafta yine sürekli konuştum. Bu kısmı önemli. Psikolojisini iyice hazırlamak için.

Bu benim anne deneyimim. Uzman görüşü de eklemek istiyorum. Sevgili arkadaşım Klinik Psikolog Pınar Mermer’in parmak emmeyi bırakma konusundaki önerisini de paylaşmasını rica ettim: “Parmak emmek her zaman ciddi psikolojik problemlerin habercisi değildir. Çocuklar kendilerini sakinleştirmek için çeşitli yöntemler denerler. Kimilerinin battaniyesi vardır, kimileri annesinin gıdısıyla oynar, kimleri de parmak emer. Parmak emmenin 2-4 yaş arasında kendi kendine geçmesini bekliyoruz. Ancak sosyal baskılardan ve sağlık endişelerinden dolayı ebeveynler bu davranışın bir an önce son bulmasını isterler. Bunun için sık sık uyarmak, ödül ceza yöntemi işe yaramadığı gibi davranışı arttırabilir. Aranızda gerginlik olursa daha çok sakinleşmeye ihtiyacı olur ve daha çok sakinleştirici davranış içinde olur. Bunun yerinde rahatlama ritüelleri gerekiyor. Çoçuğunuzun bu davranışı en çok ne zaman yaptığını izleyin. Eline masaj yapmak, oynayabileceği hamur, lastik vs vermek, masaj yapmak işe yarayabilir. Peki bazen yeni ortamlara girdiğinde, mutlu olduğunda, heyecanlandığında da bunu yapıyorsa? Sakinleşmek derken kızgın olmaktan bahsetmiyoruz aslında. Arkada bir motor var gibi düşünün. Sıkıntı, yorgunluk, uyku gibi durumlarda da iyice yavaşlamaya ihtiyacı var. Bu yavaşlamayı sakinleştirici bir uyku rutini sağlayabilir. Okulda öğretmeninin sevgi dolu kabulü ve onu rahatlatarak oyuna çekmesi işe yarayabilir . Korkutmak, cezalandırmak bu davranışı arttırır. Diyelim ki azaldı o zaman yerine başka bir şey gelir ve çoçuğunuzla ilişkiniz bozulur. Sizi korkutan, endişelendiren biri yerine rahatlatan, koşulsuz sevgi veren biri olarak görmesini isteriz.” – Klinik Psikolog sevgili Pınar Mermer’e çok teşekkür ediyorum.

İkinci bölüm – Parmakları bantlama

Parmak emmeyi bırakmak istiyor musun? Evet. Sana yardımcı olmamı ister misin? Evet. Peki o zaman parmaklarını sararak sana yardımcı olabilirim çünkü gece uyandığında elini ağzına götürürsen bundan haberim olmaz. Saralım emin olalım değil mi? Evet. Hiç tereddüt etmedi. Ve seyahat dönüşü ona parmaklarını sarmak için bantlar getireceğimi de söyledim. Ne desenli olsun dedim. Elsa ve Hello Kitty’li olsun dedi. Tabii ki sadece küçük yara bantları bu iş için yetersiz olacaktı. Uyku arasında parmak emmesi kaçınılmaz, yara bantlı parmağı ağzına sokabilir, ıslanan bant çıkabilir ve onu da uyku arasında yutabilir bile. (Bu kısım önemli, çıkmaz diye düşündüğünüz pek çok bant çıkabilir) Bu tehlikeyi önlemek adına ıslansa da çıkmayacak, aynı zamanda onu çok rahatsız etmeyecek bir bant arayışına girdim. O sırada seyahatte olduğum için eczanede dolaşırken değişik desenli bantlar ve kağıt bant aldım. “Uçakla uçup geldi buraya bunlar sana yardımcı olmaya” diyince daha kıymetli oldular. Burada benzerleri var tabii ki, hem desenlilerin hem kağıt olanın. Hipoalerjenik esnek kağıt flaster olarak geçiyor, hatta internetten araştırıp birkaç örneği Instagram albüme ekledim sporcuların kullandığı “parmaklık” olarak geçen bantlardan da alabilirsiniz diye düşünüyorum. Önce kendi parmağınızda deneyebilirsiniz.

Parmağın emmekten yara olan kısmına önce desenli yara bantını yapıştırdım. Sonra kenarlarını sabitleyerek ve ilk gün fotoğraftaki gibi tamemen, sonraki günler deseni görünecek şekilde parmaklıkla tüm parmağı sardım. Sıkı değil, ama çıkabilecek kadar gevşek de değil. Kendi parmağınızda deneyerek hissini ölçebilirsiniz. Sıkmadan tam sarmalamak yetiyor. Her akşam seremoni yapıyorduk, ayy bakalım bu akşam hangi deseni seçelim diye. Önce bant üstüne parmaklık. İlk gece parmağı ememediği için 2-3 kez uyandı. İlk uykuya dalarken de uyandığında da sırtını okşadım, gerekirse kucağıma aldım, burdayım ben sen uyu dedim uyudu. Harikasın bak emmeden uyudun, uyandığında emmedin, bir süre devam edersek başaracaksın. Seninle gurur duyuyorum diyerek devam ettim.

Parmak emmeyi bırakma son bölüm – mutlu son
Bir hatırlatma – Biz bu deneyimi geçen sene yaşadık. Ayşe parmak emmeyi tam 3,5 yaşında bıraktı bir daha hiç yapmadı şu anda 4,5 yaşında.
Gece boyunca taktığımız bandajı sabah çıkartıyorduk. Ayşe’ye harikasın, başardın, hiç uyanmadın bak uyumak için parmağına ihtiyacın da yokmuş sen kendi kendine çok güzel uyuyabiliyormuşsun, seninle gurur duyuyorum dedim.
Sabah uyandığında bantı çıkartıp okula başka bant seçme seremonisi yapıyorduk. Okulda öğretmenlerinin de bu süreçten haberi vardı. Bant olduğu için zaten hiç emmemiş, bantı da çıkartmak istememişti.
Bantlarla 10 gün geçti. 11.gün artık bant takmadık ve parmak emme işine tamamen veda ettik. Öncelikle tekrar altını çizerek söylüyorum bu benim anne deneyiyim ve Ayşe’de olumlu sonuç verdi. Çocuğunuzu en iyi siz gözlemlersiniz ve iç sesiniz eğer bırakmaya hazır olmadığını, farklı sebeplerle ihtiyacı olduğunu söylüyorsa bir uzman desteği alarak sizi yönlendirmesini isteyebilirsiniz. 
Ben parmak emme işini doktorunun söylediği yaş olan 3 yaştan sonra bırakmayı denemek istedim. Elindeki nasır olmuş yerin bazen açılıp yara olması, enfeksiyon kapma riski, dişlerinin ve damağının bozulması – ki bu fotoğrafta öne kaymış olduğu görülüyor, şimdi düzeldi – beni rahatsız ediyordu. “Ne olacak ki emsin, istediğinde bırakır” diye düşünen anneler var. Herkes doğru bildiği şekilde devam etsin tabii. Ben bu yazıları isteyip nasıl yapacağını düşünenlere bir fikir versin diye yazdım. Daha farklı yollar da vardır eminim. Anne deneyimi veya uzman bilgisi paylaşmak isteyenler olursa yorum bölümüne yazabilir, her çocuk farklı olduğu için farklı yöntemler işe yarayabilir. Ben bunu uyguladım ve çok sorulduğu için paylaşmak istedim. Umarım bu süreci kolaylıkla atlatırsınız. Annelik paylaştıkça güzel.

Sevgiler hepinize,

Zeynep

Prev G-Lingerie ile Tanışın

0 Yorum

Henüz yorum girilmemiş

İlk yorumu sen yaz!

Yorum yazın