Category Archives: Deneyimlerim

Parmak Emmeyi Bırakma Deneyimimiz

Parmak emmeyi bırakma deneyimimiz 1.bölüm

  • Doktorumuz 3 yaşına kadar elleme demişti, ben 3 yaşında yani geçen sene bu konuyla ilgili Ayşe’yle sadece konuşmaya başladım. Uyku harici elini ağzına götürdüğünde, lütfen elini ağzına götürme, emin misin Ayşeciğim gerçekten ihtiyacın var mı sence yoksa alışkanlıktan mı yapıyorsun, elindeki mikroplar ağzına giriyor, parmağın yara oluyor, dişlerin bozuluyor diyerek uyarıyordum. Parmak emmek yerine bana sarılmak, elimi tutmak ister misin diyordum. Hemen yapıyordu.
  • Pedodontistimiz (Çocuk Diş hekimi) sevgili Sezin Kurel Ayşe’nin geçen yıl bu zamanlardaki ilk kontrolünde onunla uzun uzun konuştu. Henüz damakta bir bozulma olmadığını ama biraz daha devam ederse dişlerinin öne kayacağını anlattı.
    Ben de instagramda gördüğüm bir dişlerin öne kaymasını gösteren bir videoyu Ayşe’ye gösterdim. Sola kaydırarak görebilirsiniz videoyu. Dişlerin böyle öne doğru kaysın ister misin dediğimde istemem diyordu. O zaman beraber bırakalım mı? Bırakalım.
  • Okuldaki öğretmenleri de Ayşe’nin psikolojik olarak herhangi bir güvensizlik sorunu, içe kapanıklık, bir olayı bastırma gibi bir durumunu gözlemlemediklerini, uykusu gelince ya da yorulunca emdiğini ve biraz destekle bunu kolayca aşabileceğini belirttiler. Onlar da zaten elini ağzına götürünce Ayşe lütfen elini ağzından çeker misin diye uyarmışlar. 👍🏻 Parmağı emmekten nasır olmuştu ve arada yara oluyordu. Bundan hoşlanıp hoşlanmadığını sorduğumda acıyor, hoşlanmıyorum diyordu. 
    Ben de parmak emmeyi bırakmana yardım etmemi ister misin diyordum. Cevap evet. Bu konuşmalar yaklaşık 1 ay sürdü.
    Arada bir seyahatimiz oldu Ayşe annemle kaldı, o dönemde anneme hiç uyarmamasını, tamamen rahat bırakmasını söyledim. Çocuklarda iki alışkanlık / düzen aynı anda değiştirilmiyor kuralını biliyordum.
  • Döndükten sonra 1 hafta yine sürekli konuştum. Bu kısmı önemli. Psikolojisini iyice hazırlamak için.

Bu benim anne deneyimim. Uzman görüşü de eklemek istiyorum. Sevgili arkadaşım Klinik Psikolog Pınar Mermer’in parmak emmeyi bırakma konusundaki önerisini de paylaşmasını rica ettim: “Parmak emmek her zaman ciddi psikolojik problemlerin habercisi değildir. Çocuklar kendilerini sakinleştirmek için çeşitli yöntemler denerler. Kimilerinin battaniyesi vardır, kimileri annesinin gıdısıyla oynar, kimleri de parmak emer. Parmak emmenin 2-4 yaş arasında kendi kendine geçmesini bekliyoruz. Ancak sosyal baskılardan ve sağlık endişelerinden dolayı ebeveynler bu davranışın bir an önce son bulmasını isterler. Bunun için sık sık uyarmak, ödül ceza yöntemi işe yaramadığı gibi davranışı arttırabilir. Aranızda gerginlik olursa daha çok sakinleşmeye ihtiyacı olur ve daha çok sakinleştirici davranış içinde olur. Bunun yerinde rahatlama ritüelleri gerekiyor. Çoçuğunuzun bu davranışı en çok ne zaman yaptığını izleyin. Eline masaj yapmak, oynayabileceği hamur, lastik vs vermek, masaj yapmak işe yarayabilir. Peki bazen yeni ortamlara girdiğinde, mutlu olduğunda, heyecanlandığında da bunu yapıyorsa? Sakinleşmek derken kızgın olmaktan bahsetmiyoruz aslında. Arkada bir motor var gibi düşünün. Sıkıntı, yorgunluk, uyku gibi durumlarda da iyice yavaşlamaya ihtiyacı var. Bu yavaşlamayı sakinleştirici bir uyku rutini sağlayabilir. Okulda öğretmeninin sevgi dolu kabulü ve onu rahatlatarak oyuna çekmesi işe yarayabilir . Korkutmak, cezalandırmak bu davranışı arttırır. Diyelim ki azaldı o zaman yerine başka bir şey gelir ve çoçuğunuzla ilişkiniz bozulur. Sizi korkutan, endişelendiren biri yerine rahatlatan, koşulsuz sevgi veren biri olarak görmesini isteriz.” – Klinik Psikolog sevgili Pınar Mermer’e çok teşekkür ediyorum.

İkinci bölüm – Parmakları bantlama

Parmak emmeyi bırakmak istiyor musun? Evet. Sana yardımcı olmamı ister misin? Evet. Peki o zaman parmaklarını sararak sana yardımcı olabilirim çünkü gece uyandığında elini ağzına götürürsen bundan haberim olmaz. Saralım emin olalım değil mi? Evet. Hiç tereddüt etmedi. Ve seyahat dönüşü ona parmaklarını sarmak için bantlar getireceğimi de söyledim. Ne desenli olsun dedim. Elsa ve Hello Kitty’li olsun dedi. Tabii ki sadece küçük yara bantları bu iş için yetersiz olacaktı. Uyku arasında parmak emmesi kaçınılmaz, yara bantlı parmağı ağzına sokabilir, ıslanan bant çıkabilir ve onu da uyku arasında yutabilir bile. (Bu kısım önemli, çıkmaz diye düşündüğünüz pek çok bant çıkabilir) Bu tehlikeyi önlemek adına ıslansa da çıkmayacak, aynı zamanda onu çok rahatsız etmeyecek bir bant arayışına girdim. O sırada seyahatte olduğum için eczanede dolaşırken değişik desenli bantlar ve kağıt bant aldım. “Uçakla uçup geldi buraya bunlar sana yardımcı olmaya” diyince daha kıymetli oldular. Burada benzerleri var tabii ki, hem desenlilerin hem kağıt olanın. Hipoalerjenik esnek kağıt flaster olarak geçiyor, hatta internetten araştırıp birkaç örneği Instagram albüme ekledim sporcuların kullandığı “parmaklık” olarak geçen bantlardan da alabilirsiniz diye düşünüyorum. Önce kendi parmağınızda deneyebilirsiniz.

Parmağın emmekten yara olan kısmına önce desenli yara bantını yapıştırdım. Sonra kenarlarını sabitleyerek ve ilk gün fotoğraftaki gibi tamemen, sonraki günler deseni görünecek şekilde parmaklıkla tüm parmağı sardım. Sıkı değil, ama çıkabilecek kadar gevşek de değil. Kendi parmağınızda deneyerek hissini ölçebilirsiniz. Sıkmadan tam sarmalamak yetiyor. Her akşam seremoni yapıyorduk, ayy bakalım bu akşam hangi deseni seçelim diye. Önce bant üstüne parmaklık. İlk gece parmağı ememediği için 2-3 kez uyandı. İlk uykuya dalarken de uyandığında da sırtını okşadım, gerekirse kucağıma aldım, burdayım ben sen uyu dedim uyudu. Harikasın bak emmeden uyudun, uyandığında emmedin, bir süre devam edersek başaracaksın. Seninle gurur duyuyorum diyerek devam ettim.

Parmak emmeyi bırakma son bölüm – mutlu son
Bir hatırlatma – Biz bu deneyimi geçen sene yaşadık. Ayşe parmak emmeyi tam 3,5 yaşında bıraktı bir daha hiç yapmadı şu anda 4,5 yaşında.
Gece boyunca taktığımız bandajı sabah çıkartıyorduk. Ayşe’ye harikasın, başardın, hiç uyanmadın bak uyumak için parmağına ihtiyacın da yokmuş sen kendi kendine çok güzel uyuyabiliyormuşsun, seninle gurur duyuyorum dedim.
Sabah uyandığında bantı çıkartıp okula başka bant seçme seremonisi yapıyorduk. Okulda öğretmenlerinin de bu süreçten haberi vardı. Bant olduğu için zaten hiç emmemiş, bantı da çıkartmak istememişti.
Bantlarla 10 gün geçti. 11.gün artık bant takmadık ve parmak emme işine tamamen veda ettik. Öncelikle tekrar altını çizerek söylüyorum bu benim anne deneyiyim ve Ayşe’de olumlu sonuç verdi. Çocuğunuzu en iyi siz gözlemlersiniz ve iç sesiniz eğer bırakmaya hazır olmadığını, farklı sebeplerle ihtiyacı olduğunu söylüyorsa bir uzman desteği alarak sizi yönlendirmesini isteyebilirsiniz. 
Ben parmak emme işini doktorunun söylediği yaş olan 3 yaştan sonra bırakmayı denemek istedim. Elindeki nasır olmuş yerin bazen açılıp yara olması, enfeksiyon kapma riski, dişlerinin ve damağının bozulması – ki bu fotoğrafta öne kaymış olduğu görülüyor, şimdi düzeldi – beni rahatsız ediyordu. “Ne olacak ki emsin, istediğinde bırakır” diye düşünen anneler var. Herkes doğru bildiği şekilde devam etsin tabii. Ben bu yazıları isteyip nasıl yapacağını düşünenlere bir fikir versin diye yazdım. Daha farklı yollar da vardır eminim. Anne deneyimi veya uzman bilgisi paylaşmak isteyenler olursa yorum bölümüne yazabilir, her çocuk farklı olduğu için farklı yöntemler işe yarayabilir. Ben bunu uyguladım ve çok sorulduğu için paylaşmak istedim. Umarım bu süreci kolaylıkla atlatırsınız. Annelik paylaştıkça güzel.

Sevgiler hepinize,

Zeynep

Leave a Comment

Filed under Blog, Deneyimlerim

G-Lingerie ile Tanışın

  1. Geçtiğimiz haftalarda sevgili arkadaşım Şebnem Seçkiner‘in davetiyle G-Lingerie Bahariye mağazasını gezme ve firma yetkilileriyle görüşme fırsatı buldum.
    Continue reading

Leave a Comment

Filed under Blog, Deneyimlerim, Giyim&Aksesuar

Arkadaşlık ne güzel şey

Pony’nin sihirli şatosu bize geldiğinde hiç vakit kaybetmeden kurduk. Daha önce birçok kıyafetinin üstünde Pony’lerle tanışmıştı Ayşe, eve geldiklerinde çok mutlu oldu. Hemen oyun kurdu. Önce Baby Flurry Heart Pony Princess Cadance’ın kızı oldu, sonra da minik bebeğin doğumgünü partisi varmış dedi ve başladı arkadaşlarını davet etmeye. Pony’ler benim anlatmama gerek kalmadan arkadaşlığı hatırlattı Ayşe’ye. En sevdiklerini çağırdı partiye, Defne, Mina, Alin…

image6

Biz keyifle oynamaya devam edeceğiz. Pony’lerimizin sayılarını artırarak, arkadaşlarlarını da oyuna davet edip partiyi gerçekleştireceğiz, benden söz aldı.

image9

image1-1

 

Arkadaşlık ne güzel şey, hatırlatan ve değerini anlatan Pony’leri ben de çocukken çok severdim, Ayşe de çok sevdi. Her zaman arkadaşlarının kıymetini bilmesi,kardeşi olmazsa kardeş kadar yakın arkadaşlarının olması, iyi gün arkadaşı da olması, onlarla dertleri kadar güzellikleri de paylaşması tek dileğiim. My Little Pony’de işlenen iyilik, sadakat, dürüstlük, cömertlik, mutluluk ve sihir onun hayatında da hep olsun umarım. Ben çocukken Pony’nin çizgi filmi yoktu, sadece oyuncaklarıyla oynardık. 2011’den beri My Little Pony Arkadaşlık Sihirlidir çizgi dizisi Minika Çocuk’ta yayınlanıyormuş. Ben de bu vesileyle öğrenmiş oldum, kayda almaya başladım. Sizinkiler izliyor mu? Şimdi 6. Sezonu “Equestria’yı Keşfet” temasıyla yayındaymış.

Çocuklar; birbirleriyle çok yakın arkadaş olan Pony’ler ile paylaşmanın ve arkadaşlığın önemini öğreniyor, ne kadar anlamlı bir çizgi film mesajı…

incelemek isterseniz Pony’lerin websitesi www.ponydunyasi.com

image2-1

Özellikle anne-babalar için hazırlanan bu linki de incelemenizi öneririm. Pony’nin

Youtube kanalı ve  Instagram sayfası na da bu linklerden ulaşabilirsiniz.

Arkadaşlık ne güzel, birlikte mutlu olmak, paylaşmak, eğlenmek… Arkadaşlık gerçekten sihirli, o sihri hiç kaybetmemeli.

image4

<img src=”http://widget.boomads.com/tracking/?code=8b263c7a268d4c0fad236b622e2c4ca9” width=”0″ height=”0″ style=”display:none”>

Leave a Comment

Filed under Anne&Çocuk, Deneyimlerim

Organickid’le Tanışın           

Hala tanışmadıysanız tabii. Belki de benden önce birbirinden güzel ürünlerini deneyimleme fırsatınız olmuştur. Olduysa ne mutlu, olmadıysa şimdi tam zamanı. Continue reading

2 Comments

Filed under Blog, Deneyimlerim, Giyim&Aksesuar

Çok keyifli bir Anne&Çocuk Aktivitesi – Music Together

Geçtiğimiz cuma sevgili Sinem’in davetiyle Music Together by KidzHarmony ve Music Together by DramatikAnne ‘nin dersine katıldık Ayşe’yle. 45 dakika içinde hem ingilizce hem türkçe şarkılar söyledik, dans ettik ve birlikte çok eğlendik. Sürekli değişen müzik aletleri ve materyallerle ilgiyi hep yüksek tuttu sevgili eğitmenler Simge ve Tülin. Ebeveyn ve çocuğun birlikte paylaşabileceği kaliteli zaman dedikleri olayı yaşıyorsunuz. Birlikte gülüp eğleniyorsunuz, sonunda bir de sarılma kısmı var ki adeta geçirdiğiniz bu keyifli saati kutluyorsunuz. Evet okulda da müzik, şarkı vs. öğreniyorlar, ama kanıtlanmış bir gerçek var ki çocuk her şeyi en iyi anne&babasından öğreniyor. Bir bebekliğinden beri şarkıyı ben onun kulağına ve göz göze söylediğimde çok daha hızlı ezberlediğini farketmiştim, ders sırasında eğitmenler de doğruladı. Şarkılar özellikle sıkça tekrarlarak söyleniyor ki öğrenme pekişsin. Sadece şarkı değil, farklı ses çalışmaları da var. Çocuklarda birkaç ders sonra müzik kulağının gelişmesini sağlıyormuş bu çalışmalar. Continue reading

Leave a Comment

Filed under Blog, Deneyimlerim

Orman Dostları

Pakolino Eylül kutumuz geldi, yine heyecanla açtık bu ayın oyunlarını keşfetmek için. Eylül teması Orman Dostları. İlk olarak Misket Yolu’nu yaptık. Yine uzun süre oynanabilecek bir aktivite. Böylelerini çok seviyorum, kapısına astık, yaptğından beri odasına girip çıktıkça oyunuyor.

IMG_7326 thumb_img_0839_1024

thumb_img_0858_1024

İkinci ve üçüncü aktiviteyi bayram tatilinde anneanneyle yapması için sakladım. Dikiş uzmanı anneannedir bizde, Ayşe de bu aktiviteyi yaparken bir yandan ondan düzgün dikiş öğrense bari, benim dikişim hep yamuk yumuk olur, Ayşe benden becerikli olur umarım =) Baykuş çantayı da süsledikten sonra bayılacağına eminim.

Siz de bayram tatilinde çocuğunuzla keyifli vakit geçirmek isterseniz 1 aylık üyeliğinize artı olarak geçmiş ayların kutularından biri hediye olarak gelecek. Bir kutu fiyatına iki Pakolino aktivite kutunuz olsun isterseniz bu linkten üyelik yapmanız yeterli. Kargonun da ücretsiz olduğunu hatırlatayım.

Bu yaz hatırlarsanız Ayşe’yle yollarda hep Pakolino yaptık. Uçakta, otobüste, arabada. Gerçekten kurtarıcı oldu. Her bir aktivite en az 1 saat oyaladı. Tavsiye ederim. Yazlıkta da güneşten evden çıkartmadığımız saatlerde süper zaman geçirtti, tatil için yine aklınızda bulunsun.

Pakolino’yla ilgili deneyimlerimiz ve benim sevdiğim yanları geçmiş yazılarımda da var, isterseniz onlara da göz atabilirsiniz. 3-7 yaş arası olduğunu buradan bir kez daha hatırlatayım, siz gerisi için linkteki yazıları okuyun, kimbilir belki gelen hediye kutunuz bunlardan biri olur =)

Pakolino Aktivite Kutusu

Define Adası

Hokus Pokus 

Minik Şefler

Ne diyordum hep: #boncukaysekalppakolino ve aslında ben kalp Pakolino, valla ben de onun kadar seviyorum, hiç bitmesin istiyorum =)

 

Leave a Comment

Filed under Blog, Deneyimlerim

Minoris Baby: Bor içeren Organik Çamaşır Temizleme Sıvısı

Bu hafta yeni bir deterjan deneyimledim. Ayşe doğduğundan beri hep organik deterjan kullanmaya özen gösterdim. Deterjan kalıntısı kumaştan deriye geçiyor, özellikle de iç çamaşırların hep organik deterjanla yıkanması çok önemli. Bir kez organik olmayan bir bebek deterjanıyla yıkamak zorunda kalmıştım, hemen kızarıklık olmuştu. O zaman anladım bu tercihin ne kadar önemi olduğunu. Yenidoğan bebeklerin derisi çok daha ince ve hassas, o yüzden özellikle ilk yaşta organik deterjan kullanmalarını öneririm hep hamilelerime ve çevremdeki hamile arkadaşlarıma.  

Minoris Baby ile sevgili arkadaşım İlknur nam-ı diğer Zamane Annesi tavsiyesiyle tanıştım. Türk üretimi ilk ve tek bor içeren organik deterjanı olması merakımı arttırdı. İçeriğinin %77,95 oranında organik olduğu uluslar arası akredite laboratuarlarda onaylanmış. Ambalajı çok başarılı. Doğa dostu %100 geri dönüşebilen çok da şirin bir karton kutusu var, deterjan aseptik torba ambalaj içinde. Mikroplardan arındırılmış özel tasarım bir torbaymış, Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığından onaylı gıda maddelerinin korunabileceği ve satış ve sevkiyatının yapılabileceğine dair uluslar arası onaylıymış. Ambalajın yalnızca ölçek olarak kullanılan kapak kısmında 7 gr plastik kullanılmış. 1 kutu deterjan ile 50 yıkama yapılıyor. Bebeklerinizin kıyafetlerini yıkarken zaten kutuda belirtildiği miktardan fazla kullanmayın. Bizde temizlik malzemeleri bol bol kullanılır, ancak o zaman tam temizlenir gibi bir kanı vardır. Ama ne kadar fazla deterjan o kadar fazla durulanma ister, e makineler deterjana göre durulamadığına göre deterjanı az tutmakta fayda var.Leke varsa leke oluşur oluşmaz üzerine biraz suyla deterjanı karıştırıp bekletin, sonra diğer çamaşırlarla yine az deterjanla yıkayın. Ayşe’nin lekeli bir çamaşırı yoktu ama ilk fırsatta leke üzerinde de deneyeceğim.

minoris baby organik deterjanGelelim yeni Minoris’in özelliklerine. Minoris Innopark Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Selçuk Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi ve BOREN (Ulusal Bor Araştırmaları Enstitüsü) ile birlikte geliştirilmeye devam edilen Türkiye’nin Bor içeren ilk yerli Organik temizlik ürünleri projesinin ilk ürünü olarak piyasaya arz edilmiş. Ürün Yeditepe Üniversitesi akredite laboratuarlarında alerji, bakterisid olduğu ürün içeriğinde hiçbir bakteriye rastlanmadığı ve hassas ciltler için dermatolojik olarak test edilmiş ve onaylanmış. Ürün pH değeri 7,88 yani Nötr. Bu sayede çamaşırları yıpratmadan hassasça ve kalıntı bırakmadan temizliyor.

Minoris’te Sls, Sles, Fosfat, Optik Ağartıcı, Sentetik Parfüm, Boya, Paraben ve Petrokimya türevi hiçbir hammadde yok. Uluslar arası akredite laboratuarlarda yapılan testlere göre 26 tane alerjen ve patc (direk ten ile 48 saat temas ettiğinde alerjik reaksiyon ölçümü) testlerinden geçmiş bir ürünmüş. Peki içeriğinde ne var? Bor içeriyor. Ben bilmiyordum, bor lekeler üzerinde oldukça etkili bir etkenmiş ve çamaşır dokusuna zarar vermeden direkt lekeler üzerinde çalışan önemli bir temizlik ajanıymış. %70 oranında bakterisid etki gösterdiği Türk ve Amerikalı bilim adamları tarafından keşfedilmiş yani bor iyi bir dezenfektanmış. Ayrıca içeriğinde günlük hayatta tükettiğimiz zeytinyağı, ayçiçekyağı, karbonat, limon tuzu gibi hazır gıdalarda ve evde günlük yaşantımızda kullandığımız hammaddeler kullanılmış. Bu içeriğe ve kaliteye göre fiyatı da uygun bence.

Kokusuz bir ürün olması bence çok önemli. Yine doğumundan beri Ayşe’nin çamaşırlarında hiç yumuşatıcı kullanmadım. Bu deterjanın en beğendiğim tarafı çamaşırları yumuşaçık yapması oldu. Tuzlu peştemaller havlular yumuşatıcısız yıkanınca sertleşebiliyor, ama katlarken dikkatimi çeken ilk onlar oldu, yumuşacıktılar. Bu içeriğindeki doğal yumuşatıcılardan kaynaklanıyormuş.  
Siz de Minoris’i denemek isterseniz şu linkten direkt kendi sitelerinden alabilirsiniz. 

Leave a Comment

Filed under Anne&Çocuk, Deneyimlerim, Genel

Define Adası

Pakolino Temmuz kutumuzu çarşamba günü yaptığımız Bodrum-Çeşme otobüs seyahatimiz için saklamıştım. Ayşe’ye hiç çaktırmadan kutuları dolaba sakladım, yoksa görür görmez açıp yapmaya başlıyor =) Otobüse biner binmez sana bir sürprizim var Pakolino geldi dedim ve başladık oynamaya. Bu ayın teması Define Adası.

Instagram’da paylaştım nasıl oynadığımızı, bu video formatı blog yazısında bir türlü çıkmıyor, tıklayıp izleyebilirsiniz :

View this post on Instagram

Ayşe hâlâ uyuyor, yolculuğumuzun sonuna yaklaştık. Ayşe'nin en sevdiği aktivitelerden biri olan @pakolinocom Temmuz kutusunu bu yolculuk için saklamıştım. Sayesinde uyuyana kadar zaman saat nasıl geçti anlamadık. Balonlu tekneyi stickerlarıyla süsledik, balonu pipetle şişirme de çok eğlendirdi. Önce kendi yapmaya çalıştı benimki kadar şişmeyince yaklaşık bir 20 kez ben şişirdim o söndürdü, nefesime kuvvet 😄 Sizde de yolculuk yakınsa – profilimdeki linkten giriş yaparsanız – @pakolinocom bir aylık üyeliğe geçmiş ayların kutularından hediye ediyor, gidiş-dönüş yolculuğa anca yeter 😊 Sevgiler 💕 #boncukaysekalppakolino #pakolino #boncukayse #ig_kids #instakids #kidsofinstagram #lifewithkids #mydaughter #mygirl #mybaby #kids #kidsstyle #fashionkids #baby #love #smile #instagood #cute #photooftheday #picoftheday #happy #fun #bebepost #cutekidsclub #smile #cocuklatatil #cocuklaaktivite #pakolinoaktivitekutusu #cocuklaaktivite #evdeaktivite #cocuklageziyoruz #cocuklaseyahat

A post shared by Zeynep Gozubuyuk (@zeynepgozubuyuk) on

Pakolino sayesinde uyuyana kadar zaman saat nasıl geçti anlamadık. Balonlu tekneyi stickerlarıyla süsledik, balonu pipetle şişirme de çok eğlendirdi. Önce kendi yapmaya çalıştı benimki kadar şişmeyince yaklaşık bir 20 kez ben şişirdim o söndürdü, nefesime kuvvet =)  Sizde de yolculuk yakınsa eğer bu linkten üye olursanız bir aylık üyeliğe geçmiş ayların kutularından hediye ediyor, gidiş-dönüş yolculuğa anca yeter =)

İkinci aktivite Define Sandığı. Ayşe’nin ilk kutu oyunu olarak da tarihe geçti =) Ben zaten kutu oyunu çok severim. Dün biz birlikte oynadık, Ayşe maymun taklidi yap kartını çektiğinde çok eğlendik.

thumb_IMG_7225_1024

thumb_IMG_7235_1024

thumb_IMG_7234_1024

thumb_IMG_7233_1024

 

Bugün de öğlen uykudan uyanır uyanmaz anneannesiyle oynadılar ben de keyifle annekahvemi içerken onları izledim.

IMG_7326

Üçüncü pakette de Define Avı var, onu da haftasonuna sakladık. Bu ayki oyunlar uzun uzun oynamalık. O bakımdan çok sevdim. Uzun yaz günleri için birebir. Yine hatırlatıyorum, bu linkten üye olursanız 1 kutu fiyatına geçmiş aylardan 1 kutu da hediye olarak geliyor. Maymun taklidi yaparken kulaklarımızı çınlatın =)  Sevgiler

Leave a Comment

Filed under Anne&Çocuk, Deneyimlerim

Hokus Pokus

Çarşamba günü Pakolino Haziran kutumuz geldi, Ayşe daha asansörde açıyor paketi. Ayakkabıları çıkarttığımız gibi doğru odasına.

Bu ayın teması sihirbaz.

1.pakette sihirbaz şapkası var. Ayşe hangi paketten başlayacağına illa kendi karar vermek istiyor. Bir paketi açtığında içinden tavşan düşünce hemen ondan başladı. Sihirli kutudan tavşan çıktı oyunu çok tatlıydı. Çubukla tavşanı kaldırbildiğini görmek gerçekten sihirli geldi ona, etkilendi =)

pakolino

 

Sonra konfetileri aldı, onlarlı bölmek, biraz da mıncırmak suretiyle baya oyalandı.

Bu bardak da konfetiler de aslında farklı iki sihirbazlık oyunu için. Ama Ayşe yere düşenleri bardağa topladıktan sonra üfleye üfleye konfetileri uçurmayı çok sevdi. Çocukların yaratıcılığında sınır yok zaten. Pakolino da oyunlarda daha fazlasını keşfetmeye yönlediriyor her zaman.

 

 

 

Sonra konfetileri kağıdın üzerine koyduk ve statik elektrikle – ki bu kısımda ben yardımcı oldum çubuğu keçeye sürterek- Ayşe bak sihir koydum çubuğu değdir şimdi konfetilere bak havalanıp çubuğa yapışacaklar dedim. İlkinde uzun süre çubuğu havada bıraktı birşey olmadı, ikincide hızlı davrandı ve sonuç :

 

Bu pakette bir de kırmızı mendil kullanarak bozuk parayı kaybetme oyunu var. Bakalım el çabukluğu gerektiren bu numarayı Ayşe nasıl yapacak, videolarını Instagram’dan paylaşmaya devam edeceğim.

Pakolino’nun en güzel özelliği tüm malzemelerin kutunun içerisinde yer alıyor olması. O lazım bu lazım diye aktiviteyi bölüp malzeme aramak zorunda kalmıyor insan. Ve kitapçıklar çok detaylı, yazılanları tam olarak yapınca kötü bir sonuç ihtimali yok. Ben hayalimde çok güzel olur diyip sonunda bir şeye benzetemediğim aktiviteler yapmışımdır Ayşe’ye. Burada malzeme kalitesi de çok önemli. Kutular milişmetrik kesim, her şey minik minik poşetlenmiş. Stickerlar 4 büyük 4 küçük lazımsa o kadar var, hazır. Keçeden desen varsa elinin ayarına bırakmamış, önceden kesimi yapılmış, size sadece kalıptan çıkartması kalıyor gibi gibi. Kutu geliyor, tek yapmanız gereken çocuğunuzla yan yana oturup keyifle oynamak. Her oyunda ne amaç olduğu ve neyi geliştirdiğini yazması da hoşuma giden yönlerinden.

Bu ay Pakolino’yla siz de hokus pokus yapmak isterseniz Pakolino bu yazıyı okuyan sizlere 1 aylık üyeliğe (geçen aylara ait) bir kutuyu hediye ediyor. Link burada. Her ay ayrı konsept ve hepsi birbirinden keyifli. Asansörde açıyorsak bir sebebi var =) 

 

Leave a Comment

Filed under Anne&Çocuk, Deneyimlerim

Organicera

Bilenler bilir, benim anne bebek dünyasına girişim markam LeiLeo ile oldu. Emzirme kıyafetlerinin gerekliliğinden yola çıkmış, anneleri düşünüp bebekleri unutmak olmaz diyerek bebek tekstili de eklemiştim. Olmuşken en doğrusu, en sağlıklısı olsun diyerek organik üretim yapmıştım.
Pamuk üretiminde ayrı, kıyafetlerin dikiminde ayrı uygulanan kimyasal işlemleri ve bu kimyasalların %60’ının cilt tarafından emildiğini öğrenince organik tekstilin ne kadar önemli ve değerli olduğunu anlamıştım. Hele ki hassas bebek teni için. Ayşe’nin doğumuyla hem yoga hem markamı idare edemeyeceğim için birine son vermem gerekti. Tabii tercihimin tekstil olmamasının bir sebebi de henüz Türkiye’de organik bilincinin tam olarak oluşmamış, gerekli değerin verilmiyor olduğunu görmüş olmamdı. Organik ürünlerin desteğe, değer verilmeye ihtiyacı var. İşte bu sebeple sizlere uzun yıllardır bu sektörde olan ve her gün kendini geliştiren Organicera’yı detaylıca anlatmak istiyorum.
organicera 2
Ben Organicera’yı uzun zamandır biliyordum ama bizzat tanışmama sevgili arkadaşım Pınar Mallı nam-ı diğer GebbePınar vesile oldu. Yumuşacık ürünler gönderdi Ayşe için. Deneyimleme fırsatım oldu. Organik deterjan kullandığım için organik özelliği de gitmeden, içim rahat giydirebildiğim Ayşe’nin bayıldığı renk mor kedili bir tshirt (uzun olduğu için gecelik olarak da giyebilir), ve yumuşacık bir havlu. Kalitesini anlamak için dokunmanız yeterli.
thumb_IMG_2434_1024
Konvansiyonel tekstil ürünlerinin boyama ve baskı süreçlerinde kullanılan ağır metal, amonyak, ağartıcı, formaldehit, kloro-fenol ya da azo boya içeren, kısırlık, kanser veya kalıtımsal genetik hasara neden olabilecek insan sağlığına zararlı kimyasallar Organicera gibi sertifikalı organik tekstil ürünlerinin üretiminin hiç bir aşamasında kullanılmıyor. Markanın ürünleri GOTS yani organik pamuk ürünlerin üretiminin her aşamasındaki ( pamuk üretimi, iplik ve kumaş imalatı, boyama işlemleri, nakış, baskı, konfeksiyon) üretim süreçlerini belirleyen dünya çapında geçerli bir tekstil standartına sahip.  Standartların arasında işçilerin çalışma koşulları gibi sosyal kriterler de var.
organicera 1
Organicera‘da yeni doğan ve bebek kıyafetleri, peluş oyuncaklar, çocuklar ve büyükler için havlu ve bornoz grubunun yanı sıra Nişantaşı showroom ve yeni açılan Maslak Uniq İstanbul mağazasında birçok sertifikalı organik markanın ürünlerini de bulmak mümkün. Ekolojik mobilya, organik deterjan, özellikle hamile ve emziren anneler için organik makyaj ve kişisel bakım ürünleri, ve ekolojik gıda ürünlerini de mağazalarda bulabilirsiniz. Online alışveriş yapabileceğiniz e-ticaret siteleri de çok yakında açılacakmış, bilginiz olsun. Şimdilik birçok organik e-ticaret sitesinden ve  www.organikturk.com  sitesi üzerinden alışveriş yapabiliyorsunuz. Dünyada organik sektörü çok daha gelişmiş durumda. Türk markaları da iç piyasa kadar dış piyasaya da açılarak üretimlerini güçlendirip maliyetlerini düşürmeye, böylece daha tercih edilebilir duruma gelmeye çalışıyor. Yani bizler ne kadar tercih edersek o kadar ulaşılabilir olacaklar ve daha çok kişiye ulaşacaklar. Böylece bedenimiz de dünyamız da daha temiz kalacak.

 organicera 3

 

Leave a Comment

Filed under Anne&Çocuk, Deneyimlerim