Category Archives: Boncuk Yemekte

Boncuk Yemekte

Uzun uzun yazmak istiyorum bu konuyu aslında çünkü 6. aydan bugüne 2.5 senelik bir süreçten bahsediyoruz. Ama bir yandan da kısa ve net yazmak istiyorum. Videoları yayınladıkça sorduklarınızı bir an evvel yanıtlamak istiyorum ki bir faydam olsun. İkisi birden nasıl olacak bilmiyorum ama bir yerden başlamam lazım.

Baştan yazmam gereken çok önemli birşey var. Her çocuk farklı. Ve bu uzun bir süreç, pat diye olmadı bizde de. İştah konusu da değişken. Bazı çocuklar doğuştan iştahlı, bazısı iştahsız. İştahsız sanılan bazı çocukların araştırıldığında belirli gıdalara intoleransı olduğu da ortaya çıkabiliyor. İştahsız sanılan başka bir grup çocuğun sadece ilgi çekmek için yemek yemediğini de uzmanların yaptığı açıklamalardan biliyoruz.

Ben kendi kendine yemesinde bu duruma gelene kadar nelerin işe yaradığını yazmak istiyorum. O yüzden yazdıklarımı bir uzman görüşü gibi değil, bir anne deneyimi olarak okumanızı, yazdıklarımın sadece Ayşe için geçerli olduğunu göz önünde bulundurmanızı rica ediyorum. Çocukları karşılaştırmamak da lazım. Ama bir yandan minicik bir tavsiye bazen çok işe yarıyor, o yüzden fikir vermiş olursam, ilham olabilirsem, hele ki sonunda işe yararsa ne mutlu bana.

Ben çok uykusuz ve yorgun bir anneydim. Hafızam uykusuzluktan çok olumsuz etkilendi maalesef. Hala deliksiz uyumuyorum. Yazıyı yazmaya başlamadan önce 6.aydan itibaren çektiğimiz fotoğraf ve videolara baktım hatırlamak için =)

6 ay – 1 yaş arası ilk ek gıda dönemi

boncukyemekte 1

boncukyemekte 2Bu dönemde Ayşe’nin önüne hep parça parça yemekleri koydum, ama bir yandan da kaşıkla ağzına yedirdim. Yiyecekleri bol bol mıncıkladı. 5 parçadan 4’ü yere veya üstüne, 1 parça ağzına gidiyordu. Çok sabır gerektiren bir dönem. Yere muşamba örtü sermiştim. Bazen de gazete kağıdı. Ayşe’yi de her yemek sonrası yıkıyordum, saç baş gidiyordu çünkü. Yardımcısız baktığım için ve hep uykusuz olduğum için gerçekten çok zordu. Ama bu yatırımı yaparsam ilerde rahat edeceğimi düşünerek sabrettim. Yemeklerini nasıl hazırladığıma gelince. İlk ay doktorunun önerisiyle meyveyle başladık. Sebzelere geçtiğimizde iki üç sebzeli pürelerle devam ettik. İlk haftalardan sonra pürelerine azar azar sarmısak ekledim. Tat versin diye. Yoğurtlarına nane koydum. 8. aydan itibaren artık püreden taneli yemeğe geçmiştik. Bir iki kez öğürdü, yok birşey bebeğim yutabilirsin diye güven verince devam etti yemeye. Bir kez öğürünce ne benim cesaretim kırıldı, ne onunkini kırdım, sonuçta yanındayım ve boğulacağı kadar büyük bir parça olmadığından eminim. Ayrıca boğazına kaçma durumunda ne yapacağımı da sormuştum dokturuna. 9. ayda ev yemeklerine geçtik. Biz nasıl yiyorsak öyle yedi. Annem bana bebekken kabak dolmasını hep sarmısaklı yoğurtla verirmiş. Ben de Ayşe’ye hep sarmısaklı yoğurtla hazırladım sebze yemeklerini. Yemeklerini hazırlarken içine tane karabiber, sarmısak, uyan bir yemekse bir parça zencefil rendesi ekledim. Tatsız tuzsuz bebek yemeği gibi değil, az tuzlu ama lezzetli, aromalı yemekler hazırladım ona. Örneğin kabak yemeği. Hiç soğan yerine sarmısakla pişmiş kabak yemeği denediniz mi? Hala böyle yaparım arada. Tarifini ayrı bir yazı olarak ekleyeyim. Köftesine de eklerim sarmısak. Balıkla patatesi meşhur zaten Instagramda tarifi var, buraya da ekleyeyim. Bir yemeğin içine sarmısak girdiği zaman lezzetsiz olması imkansız bence. Nane de çok kullandığım baharatlardan oldu. Bir yemeğin daha fotoğrafını buldum eskilerden. Brokoli ve kabak haşlamışım, balık var yanında yine buharda. Sonra tereyağında 1 diş sarmısak hafif çevirirdim, bu parçaları bir döndürürdüm. Üstüne biraz parmesan eklemişim. Nefis olurdu valla. Yazarken canım çekti =)thumb_IMG_6714_1024Yeme düzenin tam hatırlamıyorum, 1 yaşını bitirdiği günlerde kendi isteğiyle emmeyi bırakmıştı. Birkaç hafta sağarak verdim sütüm bitene kadar. Ara öğünlerini hep az tuttum. Kahvaltı öğlen yemeği arası hiçbir şey vermezdim. Öğlenden sonra sadece meyve. Böylece akşama iyice acıkmış olurdu. Hala da aynı şekilde devam.

Şeker ve paketli gıda 2 yaşına kadar hiç yemedi. 2-3 yaş arası çok çok az. O da doğumgünlerinde, misafirlikte herkes yerken o da yedi. Asla diyip elinden almadım. O da antipatik geliyor bana. Ama dikkat ettim, tatlıları birkaç ısırık alıp bıraktı. Hep tuzluya yöneldi. Damak tadı olarak tatlıya alışmadığını farkettim.

Bir de yemeklerinin faydası çok olsun diye içine değişik malzemeler – ruşeym, yulaf kepeği, et-kemik suyu vs gibi- eklediğim zaman yemeklerin lezzeti değişti, pek sevmedi. Ben de o yüzden klasikten şaşmadım.

thumb_IMG_1129_1024

Ara öğünlerde meyve harici birşey yemedi. Bizde zaten kek, kurabiye vs. pişmez. Hem biz yiyip kilo almayalım diye hep dikkat ederiz, hem de Ayşe dışarda o tarz bir şey yediğinde akşam yemeğinde iştahsız olduğunu farkedince hiç hazırlamadım.

1 yaş-1.5 yaş arası kendi kendine yemeye alışma dönemi:

Bu dönemde eline kaşık, çatal verdim. Bazen – uykusuzluktan dolayı sabrım olmadığı günler veya yemek çok sıvıysa- ben yedirdim. Bazen tamamını kendi yedi, bazen o başlıyordu ben bitiriyordum. Bata çıka yiyordu yine. Ağzına götürmeyi öğrenmeye başladı. Ama sıvılarda ve ev yemeklerinde ağzına götürene kadar yemek kalmıyordu kaşıkta. Yerler, üst baş yine batıyordu. Bilinçlenmeye başlamıştı ama. Katılarda – omlet, krep, köfte gibi- başarılıydı.  Yemekten keyif almasını sağlamaya çalışıyordum. Bir yandan da oyun oynamaması gerektiğini her yemekte hatırlatıyordum. “Yemekle oyun olmaz” kaç kez dediğimi bilmiyorum. “Lütfen dökmemeye çalış, anne silerken yoruluyor sonra temizlemek yerine oyun oynamak istiyorum seninle” de sıkça tekrarladığım diyaloglardandı. 6 ay 1 yaş arası gibi serbest olsun, yemeği tanısın döneminde değil değil artık yemek yeme alışkanlığını yavaş yavaş öğrendiği dönemdeydik. Kendi kendine yemesi çok özgüvenini okşuyordu. Ayşe Koç burcu zaten. Her şeyi kendi yapmak istiyor bebekliğinden beri. Kendi kendine yemek onu hep mutlu etti, o “başardım” hissi.

thumb_IMG_3648_1024

1.5-3 yaş arası – kendi kendine yemenin oturduğu dönem:

Okula 18 aylık başladı Ayşe. 2 saatle başladı, çok kısa bir süre sonra öğlen yemeklerine de kalmaya başladı. Okulunu yeme alışkanlığımıza etkisi çok çok büyük. Birçok anneden duyuyorum okulda yiyormuş, evde yemiyor diye. Sürü psikolojisiyle okulda arkadaşlarından görüp yiyorlar. Bir de okulda yemek yenmezse kimse beklenmiyor, sofra toparlanıyor. Bir kez kaçırınca ikincide yemesi gerektiğini biliyor. Bizde de durum benzerdi. Ben okulumuzdan da çok destek aldım evdeki kuralları belirlerken. Ama mesela kendi kendine yemeyi öğrenirken önüne cıvık çorbalar, çok sulu yemekler de koymadım, rahat yiyebileceği şeyler olmasına dikkat ettim. Dökmemesi için de uyardık babasıyla. Öyle koyvermedik. Sonuçta biz temizliyoruz bir, ikincisi uyarmadığımız zaman son derece pislik yapmayı seven bir çocuktu.

thumb_IMG_5566_1024

Bir yemeği yemeyeceğim dediğinde “başka yemek yok, sen bilirsin aç uyursun, sonra gece aç uyanırsın yemek de kalmamış olur” diyordum. Alternatif sunmuyordum. Az da yese o akşam sofra kalktığında yemek konusunu kapatıyordum. Bir akşam yarı aç uyuduktan sonra ertesi gün ve sonraki günler ne varsa onu yedi. Kararlı olmak çocuğa uygulanan tüm kurallar ve sınırlar gibi yemek konusunda da en önemlisi.

Yemek yerken hiç gözünün içine bakmadım, lütfen ye demedim, benim için bir kaşık daha demedim. Acıktın, yemek bir ihtiyaç, kendi ihtiyacın için yiyorsun benim için değil mesajını vermeye çalıştım. Hatta mızmızlandığı günler sen bilirsin kendin için yiyorsun diye direkt söylemişimdir de. Doydum dediği zaman dinledim, tamam dedim, 1 kaşık daha demedim. Yemek bittikten sonra aferin demedim, hep afiyet olsun dedim. Çocuğun aferin denince yemek yemesine bir ödül verildiğini düşündürdüğünü okumuştum hamileyken. Aferin dendiğinde çocuk yemek olayını büyütür, çok önemli bir şey yaptığını zannedermiş. Yemeyerek de ilgi çektiğini, annesine bu önemli şeyden eksik bıraktığını, bazı olayların ihanetini böyle çıkarttığını de okumuştum. Çocuklar çok akıllı varlıklar. Gözünün içine bakınca hoşlarına gidiyor ve bu durum hep devam etsin diye bin dereden su getirerek yemeyi davranış haline getirebiliyorlar.

Bu aralar yemeyi sevmediğinde  “bu yemeği bulamayan çocuklar var, lütfen değerini bil” diyorum.

Yemek yerken TV, Ipad izletmedim.

1.5 yaşına kadar erken uyuduğu için yalnız yedi ama sonrasında haftaiçi 19:00 fiks akşam yemek saatimiz oldu ve ailecek birlikte oturduk sofraya. Dikkat ediyorum haftasonu yalnız yediğinde daha çok sohbet ediyor ve dikkati dağılıyor, süre uzuyor.

3 yaşını geçti mama sandalyesini daha yeni bıraktık. Rahat yediği için uzun süre kullandım. Masaya oturduğunda yüksek kalıyor bir, ikincisi yemeğin ortasında dikkati dağıldığı zamanlarda kalkma riski var. Bu hafta yüksek sandalyeye geçtik. Çok rahat o da. Stokke’nin sandalyesi, 5-6 yaşa kadar rahat kullanılabiliyormuş. Hatta daha uzun süre.

Bu yazdıklarım ilk aklıma gelenler. Yine sorularınıza göre devam ederim. Yorum bölümüne yazarsanız kaçırmamış olurum. Umarım işinize yarar. Bu işte kararlı olmak, başlarda çook sabırlı olmak, pisliğe katlanabilmek ve çocuğa yemeği kendisi için yediğini belli etmek çok önemli bence. Yemesi için gözünün içine bakmadan, aferin demeden, alkışlamadan, yemeği önüne koymayı ve kendi haline bırakmayı deneyin. Birkaç gün aç kalınca – ki birkaç günü bulmaz – hiçbir şey olmaz. Durum değişikliklerine çok çabuk adapte oluyorlar. Artık ben yedirmiyorum, sen istediğin kadar kendin için yiyeceksin demeyi deneyebilirsiniz. Sevdiği, lezzetli yemeklerden başlayabilirsiniz. Sebzeleri lezzetlendirebilirsiniz, içlerine makarna katabilirsiniz. Anne babanın aynı kafada olması yine her konuda olduğu gibi yemekte de çok önemli. Bir kişi kararlıyken öbürü esnek davranırsa çocuk esneği kullanıyor. Baba da anneye destek olmalı ki bizde Murat da aynı şekilde davrandı hep. Gerçekten bunları denemenize rağmen yemiyorsa belki alerjik bir durum vardır, belli gıdalara intoleransı vardır, veya gerçekten iştahsızdır. Orada doktor devreye girmeli. Belki kitaplar vardır bununla ilgili, ben bilmiyorum, bilenler fayda görenler isimlerini yazabilir mi?

Bu yazdıklarımla yeme problemi çözülen ve Ayşe’nin videolarıyla iştahı artan, heves edip kendi kendine yiyen çocukların artması dileğiyle…

 

9 Comments

Filed under Blog, Boncuk Yemekte

Karışık Tavuk

 

20140209-212201.jpgAyşe’nin çok sevdiği bir tavuk yemeğim var, yok yok içinde.

Tarifi şöyle:

1 bütün tavuk (Orvital veya Yayla Türk marka, organik tavuk)

1 adet patates
1 adet havuç
1 sap pırasa
1 adet kereviz
1 adet kırmızı biber
1 adet kabak
Birkaç parça brokoli
Bir parmak kadar zencefil
3-4 diş sarmısak
1/2 demet maydonoz
1/2 demet dereotu
Tavuğu yıkayıp içine biraz saplarıyla maydonoz ve dereotu tıkıp düdüklü tencereye koydum. Tüm sebzeleri küp küp üzerine doğradım. Sadece kırmızı biberi içini alıp ikiye bölüp koydum ki pişince kabuğu kolayca ayrılsın. Sonra doğradım onu da. Pırasa, maydonoz, dereotu ve zencefili ince ince kıydım ki boğazına takılmasın. 1-1,5 bardak kadar su ekledim. Sonrasında suyunu kullanmak isterseniz daha fazla su konabilir. Ben tavuk ya da et suyuyla tarhana yaptığımda Ayşe yemiyor, ekşi mi oluyor, lezzeti mi karışıyor anlamadım. O yüzden çok sulu yapmıyorum.
Hepsini 1 saat düdüklüde pişirdim. Ilınınca tavuğu yavasça çıkarttım, sebzeleri kaplara böldüm. (Tupperware buzluk kapları hem BPA’sız hem de tam bebek porsiyonlarına uygun, hem de buzlanma yapmıyor)
Tavuğu kemiklerinden ayırıp küçük küçük doğradım, tüm bölümlerini birbirine karıştırdım ve sebzelerin üzerine ekledim.
Afiyet olsun. Miniklerin iştahı bol olsun!

20140209-221841.jpg

Leave a Comment

Filed under Boncuk Yemekte

Ayşe’nin Favori Omleti

Sabah kahvaltısı en sevdiği öğün Ayşe’nin. Nam nam nam yapa yapa yiyor =) Her sabah 1 kibrit kutusu kadar tuzsuz peynir, 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı ceviz, 1 dilim ekmeği var. Peynir olarak ya tuzsuz lor ya da keçi ezineyi 1 saat ılık suda bekleterek veriyorum. Bazen biraz labne de ekliyorum loru kolay yedirebilmek için. İHE’nin organik tam buğday ekmeğini kızartıyorum ve asidi çok az olan zeytinyağına bana bana veriyorum. Yumurtayı bazen haşlıyorum, çoğu zaman omlet yapıyorum. Bugün kırmızı biberli omlet yaptım çok güzel oldu. Tarifi şöyle: Continue reading

Leave a Comment

Filed under Boncuk Yemekte

Ayşe’nin yemekleri

Yemek programı gibi bir başlık oldu =) Ek gıdaya geçtiğimizden beri Ayşe’ye farklı çeşitler, değişik tatlar hazırlamaya çalışıyorum. “Malzemelerin organik olması şart,

Continue reading

9 Comments

Filed under Boncuk Yemekte